Ben sen oluyorum

Ben,yüreğine demir atıyorum
Sen gözlerim de asılı kalıyorsun...
Sevgine bürünüyor gözlerim.
Sızıyorsun ruhumun en kuytu köşelerine
Ben sen oluyorum,sen sevgim...
Sevginin sıcaklığı ısıtıyor yüreğimi
Her gece sarmaladığım hayal düşlerim oluyorsun
Gece karanlık,gözlerin karanlığımı aydınlatan ışığım
Ben sen oluyorum sen yüreğim
Odamın duvarlarına çiziyorum hayali resimlerini
Kalbimin en değerli köşesinde kahveler ısmarlıyorum sana
Ben sen oluyorum sen kalbimin en üst köşesi
Tüm bayramlarım gelişine rastlıyor
Varlığınla heyecana bürünen yüreğim
Yokluğunla kavrulmayı yaşıyor yeniden
Ben sen oldukça sen herşeyim oluyorsun...


KUMSAL

Mavi Denizinin Kumsalında,Güneşli Hava'da
Yanmaya Terkedilmiş bi Kum Tanesiyim Ben
Seğrine Dalmışım, Serinleten Bakışlarının
Fırtınam olup'ta Gel; Coşkun Sularınla Gel
Çek Beni İçine, yaşlanmak isterim Sende
Kara Gözlerinin Taa en Diplerinde
Kurtar Beni Artık Gariplerin İçinden
ve Demeliyim Sana! !
Meğer Senmişin Hayatımın Anlamı
Ekmeğimin Tadı, Suyumun Doyumu
Mutluluğumun İçimdeki Anahtarı
Odamın Her Köşesinde Senin İzlerin Olmalı

ANLATAMAM Kİ!

Sana duygularımı nasıl anlatsam
Buna kelimeler yetmez ki.
Gökyüzünden yıldızları indirsem,
Sana ışık olamam ki.
Sevgi bahçelerinden güller toplasam,
Sana açtıklarını anlatamam ki.
Gönlünde bir gonca gül olsam,
Seninle açacağını anlatamam ki.
Sen bir kuş, ben bir ağaç olsam,
Dallarıma kon diyemem ki.
Çağlayanlar gibi akmak istiyorum,
Bunu yinede anlatamam ki.
Seviyorum diye dağlara haykırsam,
Sana sesimi duyuramam ki.
Başını kalbinin üstüne koysam,
Nasıl attığını anlatamam ki.
Seninle buluşup el ele tutuşsam,
Heyecandan öleceğimi anlatamam ki.
Hep seninle kalsam, yanında olsam,
Seni sevdiğimi anlatamam ki.


ÖZLEMEK

Birden özleyiveriyorsun...
Çoktan unuttuğunuzu sandığın
ya da yalnızca bir kere karşılaştığın
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığın birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsun.

Rüyaların, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
sen çarşafların arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığını sandığın bir anda,
usulca ruhuna sokulup,
senden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsun.
Hayatında olmayan birini hayatına almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsun kendini...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğin ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğin halde
yanında olmayan bir tek kişi,
yanına bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinden
ve onu istediğinden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...